Değerli okurlar;
Sosyal bilimler alanı, günümüz dünyasının hızla dönüşen toplumsal, kültürel, teknolojik ve iletişimsel yapısını anlamlandırma çabasında her geçen gün daha da çoğulcu ve disiplinlerarası bir karakter kazanmaktadır. TAM Akademi’nin Mayıs 2026 sayısı da bu çoğulculuğu merkeze alarak, farklı kuramsal yaklaşımları, yöntemsel çeşitliliği ve güncel toplumsal meseleleri bir araya getiren güçlü bir içerikle okuyucularının karşısına çıkmaktadır. Bu sayıda yer alan çalışmalar, hem klasik sosyolojik ve iletişim kuramlarının güncel okumalara nasıl olanak sağladığını hem de dijital çağın yeni olgularının sosyal bilimler açısından nasıl yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Osman Dertli, “Öteki ile Yüzleşmek: Erving Goffman’ın Damga Teorisi Bağlamında ‘Gassal’ Dizisinin Sosyolojik Bir Analizi” başlıklı çalışmasında, damga (stigma) teorisi ekseninde güncel bir televizyon anlatısını çözümleyerek ötekileştirme pratiklerini görünür kılmaktadır. Bu çalışma, medya temsilleri üzerinden toplumsal dışlanma mekanizmalarını tartışmaya açmaktadır.
Emrah Suat Onat ve Cemre Geçer, “Visseral Bakış ve Performatif Beden: Under the Skin ve The Love Witch’te Dişil Temsil” başlıklı makalelerinde, sinemada kadın bedeninin temsiline odaklanarak görsellik, beden ve iktidar ilişkisini visseral ve performatif boyutlarıyla ele almaktadır.
Nazym Karagulkyzy ve Yeliz Kuşay, “Sağlık İletişiminde Yapay Zeka Destekli Uygulamalar: Özel Hastaneler Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı çalışmalarında, yapay zekânın sağlık iletişimi alanındaki dönüşümünü inceleyerek dijitalleşmenin kurumsal sağlık pratiklerine etkisini tartışmaktadır.
Nevda Baytunç, “Dijital Aktivizm Bağlamında İsrail Ürünlerinin Boykotu” başlıklı makalesinde, dijital mecralarda şekillenen toplumsal hareketlilikleri ve tüketim temelli politik protesto biçimlerini ele almaktadır.
Özgür Can Yolcu, “Sesin Platformlaşması: Podcast Gazeteciliğinde Anlatı ve Yapısal Dinamikler” başlıklı çalışmasında, podcast gazeteciliğinin yükselen bir medya formu olarak anlatı stratejilerini ve platform ekonomisi içindeki konumunu analiz etmektedir.
Alp Eren Erbay ve Celalettin Aktaş, Don Ihde’nin postfenomenolojik teknoloji yaklaşımı üzerinden ontolojik, etik ve sosyopolitik sınırları yeniden değerlendirdikleri çalışmalarında, teknoloji felsefesine disiplinlerarası bir katkı sunmaktadır.
Mesud Uzun ve Ahmet Talha Ağca, “Şehir İmajı Algısında Yerleşiklik ve Eğitim Süresi Etkisi: Somut ve Soyut İmaj Faktörlerinin Analizi” başlıklı araştırmalarında, kent imajı algısının sosyodemografik değişkenlerle ilişkisini ampirik bir perspektiften ortaya koymaktadır.
Gamze Yetkin Cılızoğlu, Aysel Çetinkaya, Zeynep Benan Dondurucu ve Emel Ateşçi ise “In the Shadow of Gender: The Construction of Masculine Domination and Violence Through the Conflict Between Hegemonic and Fragile Masculinities in the Films Black Night and Burning Days” başlıklı çalışmalarında, sinema üzerinden toplumsal cinsiyet, erkeklik ve şiddet olgularını eleştirel bir bakışla değerlendirmektedir.
Bu sayımızda yer alan makaleler, yalnızca farklı disiplinlerden akademik katkılar sunmakla kalmamakta, aynı zamanda çağımızın temel tartışma alanlarına ilişkin yeni düşünme imkânları da üretmektedir.
Dijitalleşme, toplumsal temsil, iktidar ilişkileri, beden politikaları, teknoloji felsefesi ve kent algısı gibi geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmalar, sosyal bilimlerin eleştirel ve dönüştürücü niteliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Katkı sunan tüm yazarlarımıza ve hakemlik süreçlerinde emeği geçen değerli akademisyenlerimize teşekkür eder, TAM Akademi’nin sosyal bilimler literatürüne katkı sunmaya devam edeceğini belirtmek isterim.
Saygılarımızla,
TAM Akademi Dergisi Editör Kurulu